 |
Mum isi hiç bu kadar mutlu olmamıştı. |
| |
(
lapsus calumni
,18.12.2008 04:08:02)
|
| |
 |
Son olarak 28 Ocak - 14 Şubat 2009 tarihleri arasında Güney Lefkoşa'daki Argo Gallery'de sunulan, ilk sergilenişi ise 6 Kasım - 10 Aralık 2008 tarihleri arasında Kuzey Lefkoşa'daki Sidestreets'te gerçekleştirilen Emin Çizenel'in Provokasyon resimleri, daha önce bir video-art çalışmasıyla birlikte gösterilmiş olan 'Phoenix Again' adlı yine aynı tekniğin farklı boyuttaki sunumuyla hazırlanmış sandık projesiyle birlikte sergilendi.
Mitolojik çağrışımlara açık, bizim kültürümüzde 'Anka Kuşu' olarak da bilinen kendi küllerinden yeniden doğan 'Phoenix'in ritüeline göndermeleri olan bir projeydi bu.
Çizenel'in kendi ifadesiyle bu metaforik gönderme, Kıbrıs'a ilişkindi. Yeniden yapılanma, yenilenme, barış ve yeniden ortak yaşam gibi çağrışımları içeren bir duruştur bu. Sanatçının arzuladığı, gönülden istediği bir sürecin ifadesi. 'Phoenix Again'de sunulan ve izleyicinin bir tür lego oyunu oynamasına açık bir yanı olan sanatsal ifadede, 20 parçalık minik tuvallerle oynanan lego oyununda yaratılan her oluşum ya da her kombinasyon; bir tür yeniden doğuşun ya da bir araya gelerek yeniden yapılanmanın alternatiflerini sunuyordu.
Bir dizi büyük tuval üzerine yapılan çalışmalardan ve bunun yanında daha küçük çalışılmış resimlerden oluşan sergideki çalışmalar; teknik olarak mum alevinin tuvalde bıraktığı islerle, doğal pigmentler ve diğer malzemelerle hazırlandı.
Çizenel'in kendi içselliğinde, kendi içsel kışkırtılmasıyla yaşadığı bu provokatif sürecin ürünü olan mum isiyle yapılmış 'Provokasyon' resimleri üzerine sanatsal ve teknik çözümlemeleri içeren, 'Karşılaştırmalı Edebiyat' uzmanı ve Sidestreets Direktörü Johann Pillai'nin yazdıkları, Çizenel'in son resimlerini en iyi analizle sunan ifadeler olsa gerek...
İşte Pillai'nin yazdıkları ve 'Provokasyon' resimlerine bakışta izleyici için yetkin ipuçları içeren değerlendirmeler:
"İs, enerji yayan ve mum alevine sarı kırmızı renk karakteristiğini veren minik siyah karbon parçacıklarından oluşmaktadır. Karbondan oluşan kömür gibi is de tarih boyunca kaligrafide kullanılan mürekkebin hammaddesini oluşturmuş, bunun yanında kehribar reçinesiyle karıştırılarak baskıda kullanılan ilk yağlıboyanın oluşturulmasında, şamanistik ve diğer ritüellerde sembolik boyama aracı olarak kullanılmıştır.
Günümüzde endüstriyel ve diğer çeşitli dumanlardan yayılan is parçacıklarının havada oluşturduğu birikintiler, kar ve buza yerleşen ve güneşten yayılan radyasyonun küresel ısınmaya yol açan karbondioksit sorumlusu olarak tutulmaktadır. Atmosferik is parçacıklarının solunması, gelişmekte olan ülkelerdeki en büyük sağlık problemidir.
İs, ayrıca zaman içinde birikerek tarihöncesinde yapılmış taş resimlerden mağara boyamalarına, müze ve galerilerde sergilenen eserlerden çağdaş çalışmalara kadar tüm sanat eserlerine yerleşerek hasara neden olabilecek, sanatın korunması ve restore edilmesinde karşılaşılabilen ana sorundur.
Walter Benjamin, "Mekanik Röprodüksiyon Çağında Sanat Eseri" konulu makalesinde sanat çalışması gibi bir objenin, yaratıldığı andan itibaren ifade ettiği ve taşıdığı her şeyin fiziksel şeklini ve içinden geçtiği sürecin izini de içeren aurasını tanımlamıştır. Emin Çizenel'in "Provokasyon" çalışmaları sanatın tarihi ve çağdaş konular, belleğin ve unutmanın süreçleri ve tarihin kendisi üzerine sıradışı postmodern bir yansıma sunmaktadır. Bu çalışmalar is izlerinden yaratılmıştır ki, bu medyum bir yandan yazı ve resim sanatının tarihini bütünleyen bir parça olarak, öte yandan küratörlerin ve restoratörlerin resimden silmeye çalıştıkları sanata zarar veren esas kaynak olarak paradoks yaratmaktadır. Çizenel, bu serideki çalışmalarıyla aurayı, yenileyerek resime geri verirken; isi tarihin bıraktığı izlerin ve lekelerin ta kendisi olarak ön plana çıkarıyor." |
| |
(
flynt
,19.02.2009 07:19:22)
|
| |
 |
Değerli kardeşim, Bunları sergi bitmeden önce niye yazmadın? Belki bir tekrarı olur da bir de senin yazdığın yönden bakarız. |
| |
(
kaç kişi kaldık
,19.02.2009 12:59:35)
|
| |
|
| |
|